Valbuena mı? Ne vizyon ama(!)


Rıdvan Nicolas Erdem

Rıdvan Nicolas Erdem

25 Mayıs 2017, 15:28

Yazının başında söyleyeyim, derdim Valbuena değil, Fenerbahçe’nin transferden sorumlu kişileriyle. Hani şu önerilen futbolcu ve teknik direktörlere bilip bilmeden burun kıvıran abiler var ya, işte onlardan bahsediyorum.

Bir kere şu konuda anlaşalım. Mathieu Valbuena, saf kalite anlamında Fenerbahçe futbol takımının tüm orta saha ve hücum oyuncularından daha nitelikli bir isimdir. İlerlemiş yaşına rağmen (32 yaşında artık kariyerinin son sözleşmesine imza atacak), UEFA Avrupa Ligi performansı hariç vasat bir sezon geçiren Lyon’da ayakta kalan üç beş oyuncudan biri Valbuena. Bu sezonu çoğu zaman yedek kalmasına karşın 43 maç 10 gol 8 asistle tamamlamayı başardı. Bu rakamlar bu şartlarda benim için değerli. Fakat işin bir de Fenerbahçe boyutu var...

Arkadaşlar, ben hemen hemen her gün Fransız spor kanalı L’Equipe TV’yi izleyen biriyim. Akşamları yayınlanan “L’Equipe du soir” adında bir program var. Orada gündeme dair 4-5 yorumcu kısa kısa fikirlerini beyan ederler. Bir nevi Lig Radyo’da Z Raporu programı gibi, günün Z raporunu çıkarırlar karşınıza. Ben Fransa’ya döneli 2 sene oldu, ne zaman o programda miyadı dolmuş, kariyeri düşüşe geçen bir futbolcudan bahsedilse, çıkış noktası olarak akıllarına gelen ilk kulüp Fenerbahçe oluyor.

Paris Saint Germain’de tutunamayıp Schalke’ye transfer olan ön libero Benjamin Stambouli vardı. Oyuncu Schalke’ye giderken şu yorumu yaptılar: “PSG’de tutunamayacağı belliydi zaten. Schalke onun için piyango oldu. İki üç sezon orada oynadıktan sonra ya Çin’e gider ya da 1-2 sezon Fenerbahçe yapıp, oradan Çin’de kariyerini sonlandırır.”

Eskiden gurur duyardık yabancı basında takımlarımız hakkında üç beş kelam ediyorlar diye. Adamlar artık Fenerbahçe’nin transfer politikasını öyle ezber etmişler ki, dalga geçiyorlar sayın hakim.

Fenerbahçe maddi olarak ciddi bir buhran döneminden geçiyor. Oyuncu alabilmesi için oyuncu satması gerek. Aksi takdirde en fazla sözleşmesi biten isimlere yönelebilirler. Bunu ilk başta kurtuluş reçetesi olarak düşünmüştüm. FFP bizim iyiliğimizi istiyor diye aklımdan geçiriyordum fakat bizim yönetemeyen yöneticileri hesaba katmamıştım.

Arkadaşlar, Mathieu Valbuena dediğiniz futbolcu, maç primleriyle birlikte Lyon’dan yıllık yaklaşık 5 milyon euro kazanıyor. Lyon’un iktisat gurusu başkanı Jean Michel Aulas, 32 yaşına gelen bu oyuncunun maddi külfetinden kurtulup yerine genç birini almaya niyetlendiğinden, Valbuena’yı satmak istiyor. İlk etapta zaten oyuncu ve menajeriyle bir araya gelip yıllık ücretinde indirim yapmasını istediler. Baktılar Valbuena buna yanaşmıyor, ki hakkıdır, “Buyur paşam, gelirsen kapı açık, gelmezsen yolun açık” dediler.

Fenerbahçe Valbuena’ya 3 yıllık bir kontrat önerdi. Şampiyonlar Ligi’ne dahi katılamayan bir takıma bu kariyerde oyuncu getirmen için kafadan yıllık 4 milyon euro’yu gözden çıkarman gerek. Yine maç primleri ve muhtemelen Lyon oyuncuyu bonservissiz çıkaracağı için kendisine ödeyeceğin imza parasını da hesaba katarsan, 32 yaşındaki Valbuena’nın sana 3 yıllık maliyeti 17 milyon euro gibi bir para yapıyor.

Kendilerine zamanında Fenix’te oynarken De Arrascaeta, ya da ismi bu kadar duyulmamışken Rodrigo Amaral sunulan zat-ı muhteremler, bu oyuncular için “isimleri yok, taraftar kabul etmez” gerekçesini ön plana sürüyordu. Ki bu maliyete hem Amaral’i hem de De Arrascaeta’yı getirebiliyordun eskiden. Artık De Arrascaeta’yı kariyer sonunda anca görürsün. Rodrigo Amaral’e hiç değinmiyorum bile, anca rüyanda görürsün.

İlgilenilen oyunculardan oluşan bir hesap tablosu yaptım sizin için. Buyrun durumun ne denli vahim olduğuna siz karar verin.

Valbuena: Yıllık 4 milyon euro + imza parası (genelde 1 yıllık maaşa tekabül eder) = 8 milyon euro

Ospina: Yıllık 2,5-3 milyon euro + imza parası = 5-6 milyon euro

Clichy: Yıllık 3 milyon euro + imza parası = 6 milyon euro

Taison: Yıllık 2-2,5 milyon euro + imza parası = 4 milyon euro

4 oyuncunun bir yıllık maliyeti: 22-24 milyon euro arası bir rakama denk geliyor.

Kaldı ki, Ospina 2 sezondur top oynamıyor. Clichy desen savunma yapmaktan aciz bir sol bek, tek mahareti ortalamanın üstünde çevik oluşu. Taison’a lafım yok, bu şartlarda alınabilecek makul isimlerden biri.

Bu futbolcuların hepsi, Fenerbahçe’de aynı mevkilerde oynayan meslektaşlarından daha yetenekli oyuncular. Fakat şu koşullarda bu maliyetlerle bunları getirmek intihar olur. Kulübü ipotek ettirin daha iyi. Büyük bir kumar oynuyor Fenerbahçe’li yönetemeyen yöneticiler.

Genç oyuncu teklif edildiğinde “taraftar kabul etmez” diyen kafalar, diğer hiç bir konuda taraftarı dinlemiyor. Neden mi? Çünkü bu konuda çıkar ilişkileri söz konusu. Kendi menfaatleri işin içinde olmasa, başka türlü davranırlardı emin olun.

Bu arada bu futbolcuları almak için muhtemelen elde para eden isimlerden Kjaer satılacak. 10 milyon euro’ya sattın diyelim Kjaer’i, kalanı da bir şekilde krediyle, destekle hallettin. Seneye Skrtel’in yanına kim stoper çıkacak? Ben mi?

Yiğithan Güveli oynar derseniz, can feda. Keşke o oynatılsa. Ama siz daha şampiyon olmuş U21 takımınızdan 1 futbolcuyu dahi A takıma monte edemeyen kişiler olduğunuz için, anca “bizim oyuncularımız neden milli takıma alınmıyorlar?” diye gündem değiştirmesini bilirsiniz.

Valbuena geliyormuş, gelsin... Dünyanın en kolay para kazanılan takımı nasıl olsa Fenerbahçe. Allah bu taraftara sabır versin... Gelecek sezon çok daha büyük acılar çekilecek.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.