Çanlar Galatasaray için çalıyor


Buket Sevinç Aykın

Buket Sevinç Aykın

23 Mart 2017, 22:34

Galatasaray sezona Riekerink gitmeli miydi, kalmalı mıydı? Tartışmalarının gölgesinde başladı, alınan iyi sonuçlarla “Riekerink bey” oldu, işler iyi gitmeyince de istifa sesleri yükselmeye başladı. Peki yeni sezona Riekerink ile başlamak doğru muydu? Hayır!

Galatasaray gibi her sene Avrupa’da olmak isteyen bir takımın başına henüz böyle bir tecrübesi olmayan teknik direktör gelirse, üstüne bir de yanlış transferler yapılırsa işler doğal olarak kötü gider ve hem teknik adam hem yönetim istifaya davet edilir. Her başarısız takımın yaptığı gibi fatura hocaya kesildi ve yollar ayrıldı.

Kardemir Karabükspor’da iyi bir ivme yakalayan Tudor kısa süre içinde takımın başına geldi (gelirken yaşananlar etik olup olmadığı konusuna hiç girmeyeceğim). Beklenti açıktı: Hocam takıma hemen adapte ol ve takımı yükselişe geçir. İyi de Tudor’un elinde sihirli değnek mi var? Vadesi dolmuş bir kadroya yanlış transfer politikasıyla bir de kullanamadığın oyuncular getirdikten sonra şampiyonluk gibi bir hedef koymak ne kadar gerçekçi?

Sezon başı yapılan transferlere bakalım. Serdar Aziz; sakatlıktan bir türlü kurtulamadı ve doğal olarak isteneni veremedi. Cavanda; Trabzonspor’daki kötü oyunu ortadayken neden transfer edildiğine dair cevabın bulunamadığı ve oynadığı maçların %90’ında da kötü olan bir defans oyuncusu. Tolga Ciğerci; zaman zaman yerinde müdahaleler yapsa da genelde koşmaktan başka pek etkisi yok. Sigthorsson; zaten sakatlıktan dolayı izleyemeden takımdan gidenlerden oldu (geçen sezonki Grosskreutz’dan sonra ikinci skandal). Josue; transferine asla anlam veremediğim bir diğer oyuncu ki bugüne kadar mükemmel oynadı diyebileceğim hiçbir maçı yok. Belki hakkında iyi bir şeyler söylenebilecek tek transferse Eren Derdiyok oldu. Güzel kafa golleriyle taraftarı heyecanlandıran bazen de, “bu kaçar mı?” dediğimiz pozisyonlarda izlediğimiz futbolcu. Sürekli oynarsa kendini geliştirip en azından ligde takıma büyük katkı sağlayabileceğine inanıyorum.

Eldeki kadroya bakacak olursak bu kadronun yapabileceği bu kadar mı? Aslında değil. Topu ayağında tutabilen ancak pozisyona giremeyen orta sahada tıkanıp kalan bir takım izliyoruz. İleri yüksek toplar atılabilse Yasin, Bruma, Podolski etkin kullanılabilse puan olarak liderin bu kadar gerisinde bir takım görmeyiz. Puanın da dışında sarı kırmızılıları izlemekten keyif alan var mı? Sürekli Muslera’ya kadar dönen geri paslar, defans hattında hatalar, kaptırılan toplar ve boş kaleye diyebileceğimiz kaçan goller… Galatasaray önümüzdeki sezon için Avrupa vizesi alabilirse bunu Sneijder, Muslera, Bruma, Podolski ve Hakan Balta’ya belki biraz da oynadığı zaman hızıyla rakibi alt eden Rodrigues’e borçlu olacak.

Oyuncuların genel profili böyleyken Chelsea’nin başında sistem değişikliğiyle harikalar yaratan Conte’yi de getirseniz değişen bir şey olmaz. Ne takımda, ne oyuncularda ne de yönetimde istikrar var. Adını yıllardır Galatasaray ile duyduğumuz isimler teker teker ayrılıyor. Belli ki tepeden çözülmesi gereken bazı problemler var. Belki de oyuncu mevkilerini, sistemi, teknik direktörü değiştirmek yerine yönetimi değiştirmek gerekiyordur kim bilir?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.