Büyük resim: Küçülen 'Dev'


Serdar Sözkesen

Serdar Sözkesen

08 Mayıs 2017, 10:12

Fenerbahçe’nin 2 yıldır Beşiktaş karşısında nasıl bir oyun yapısıyla oynadığını biliyoruz; Oynatma, durdur, zamana oyna, rakibi sinirlendir, oyunu soğut ve araya bir karambol gol sığdır. Aradaki kadro kalitesi farkının yanı sıra psikolojik etkenler, teknik adam istikrarı gibi unsurları da ekleyince Beşiktaş’ın son ki yılda F.Bahçe ile karşılaştığı toplam 5 maçın tamamında da oynanan futbol / istatistik / pozisyon anlamında üstün olan taraf olduğunu eklemeliyiz. Dünkü maçta Beşiktaş eğer maçı 3-0, 4-0 kazanamadıysa bu tamamen futbolcuların beceriksizliği ve rakibinin golü değil, 90’lı yılların düşüncesi ile tamamen yememeyi düşünen futbol anlayışı ile doğru orantılı. Maç boyunca Quaresma ile sağ kanatta fazlasıyla etkili oynayan Beşiktaş’ın sadece bir gol atabilmesi takdire şayandı. Vodafone Arena deplasmanına çıkan Anadolu takımları en az 3-4 kez kaleye şut atıp gol için risk alırken, Fenerbahçe’nin bu statta tamamen kapalı savunma ile bir puana oynaması F.Bahçe’lilerin asla kabul etmeyeceği bir sonuç olmalıdır. Tek şutunu Emenike ile atan ve 90+4’te attığı golü de rakip savunma oyuncusu Marcelo’nun attığını düşündüğümüzde F.Bahçe’nin büyük kontenjanında, özellikle Beşiktaş derbilerinde küçülen bir ‘dev’ olduğunu da net bir şekilde söylemeliyiz. Skor 1-0 iken dahi rakibinin üzerine gelmediğini / gelemediğini izlediğimiz süreçte Beşiktaş’lı futbolcuların maçı ‘cep’te gibi görmeleri ve bir anlık dalgınlığı pahalıya mal oldu.

Beşiktaş’ın son 2 yıldır Türkiye Ligi’nin üzerinde oynadığı futbol ile çıtayı yükseltmesi, Avrupa’da ses getirecek sonuçlara imza atması ve rakiplerinin oynadıkları rezalet futbol ile şampiyonluk yarışına çok erkenden havlu atmaları gibi sebeplerle zaten son iki yıldır Beşiktaş’ın özellikle derbilerde daima üstün taraf olduğunu dün bir kez daha izledik. Geçmiş yıllarda G.Saray ve Beşiktaş karşısında aldığı başarılı sonuçları, rakiplerini saha içinde mat ederek elde eden F.Bahçe’nin bu süreçte tüm derbilerde oynadığı mahkum futbolu görmezden gelirsek, zaten büyük resmi kaçırmış oluruz. Hem G.Saray hem de Beşiktaş deplasmanları bu sezon F.Bahçe’nin ceza alanında en az topla buluştuğu maçlar oldu. Aynı şekilde Volkan Demirel’in de en çok kurtarış yaptığı maçları hep Beşiktaş karşısında yapması da bir tesadüf olamaz. Düşünsenize; F.Bahçe’nin ligi ikinci sırada bitirme şansı varken oynadığı futbolla (!) son dakikada golü atması ile şampiyon olmuşçasına sevinmesi ve lig ikinciliği yarışında işinin mucizelere kaldığını görmezden gelmesi yukarıda da dediğim gibi bir ‘dev’in küçülmesi anlamına gelmiyor mu?

Beşiktaş ile Başakşehir arasındaki fark ikiye düştü. Beşiktaş hala avantajlı olan taraf ama tek puan kaybında işler çok zorlaşabilir. Kalan fikstürde üç haftadır 5 gol yiyen Bursa deplasmanı ve içerideki Kasımpaşa maçlarından alınacak 6 puan ile şampiyonluğa bir hayli yaklaşacağını söylemeliyiz. Zira bu zaman diliminde Başakşehir’in de G.Birliği ile içeride, Trabzon ile deplasmanda maçları olacak. Beşiktaş'ın kritik maçlarda yaşadığı kırılmalar, travmatik sonuçlar doğurabilir. Şenol Güneş bu süreçte futbolcularını mental anlamda çok iyi hazırlaması şart. Şampiyonluğun çok önceden ilan edilmemesinin en büyük sorumlusu kendisi ve kalan 4 haftada futbolcularına vereceği özgüven ile 12 puan almamaları için hiçbir sebep yok.

Son olarak; hakem performanslarına bakarsak… Göstermediği birçok sarı kartın yanı sıra; Babel’in düşürüldüğü pozisyonda net penaltıyı gözünün önünde ‘es’ geçen Fırat Aydınus ve F.Bahçe’nin son dakika beraberlik golünde Emenike’nin Fabri’ye yaptığı net faulü görmeyen Aydınus ve yardımcı hakem Alex Taşçıoğlu her zamanki gibi sınıfta kaldılar. Maçın sonucunu direkt etkilediler ve maç öncesinde yapılan atamanın ne denli yanlı(ş) olduğunu herkese gösterdiler.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serdar Sözkesen - 4 ay önce
Ek olarak; Yensen Beşiktaş ile aradaki puan farkını 5'e (bu şampiyonluk için umut demek), Başakşehir ile ise 4'e indirecekken (lig ikinciliği şansı artacaktı), hedefsiz oynayarak tam anlamıyla beraberlik için seferber olmak ve rakibinin hediye ettiği gol sonrası şampiyon olmuşcasına meşaleler yakarak sevinmek. Hımmm...