Özel Röportaj | Tahir Şahin

Son yıllarda alt liglerde yapılanmasıyla, sportif çıkışıyla, proje takım oluşmasıyla bir kulüp dikkat çekiyor: Menemen Belediyespor! Futbolarti.com olarak özel röportajda sorduk, Onursal Başkanı Tahir Şahin yanıtladı.

Özel Röportaj | Tahir Şahin

İlgili Makale

Kurumsallaşma, tesisleşme, mali disiplin, etkin sportif yönetim konularında farklılık ve başarı gösteren alt liglerden bir kulüp son yıllarda dikkat çekiyor. Menemen Belediyespor, Belediye Başkanı ve Kulübün Onursal Başkanı Tahir Şahin öncülüğünde proje kulüp haline geliyor. Biz de futbolarti.com olarak bu projenin baş mimarı Tahin Şahin’i ziyaret ettik ve süreçleri ondan dinledik.

Sizinle beraber Menemen Belediyespor'da bir çıkış oluşmaya başladı ve Menemen Belediyespor ilgi çeken bir kulüp haline geldi. Öncelikle sizin kulübe, spora ve futbola bakışınızı sorarak başlamak istiyorum...

Öncelikle benim sporu gerçekten seven, tabii futbolu biraz daha fazla seven bir özelliğim var. Spor yapıyorsanız; beyniniz ve vücudunuzun bütün organlarının daha sağlıklı olduğunu bildiğim için spor yapmaya çalışıyorum. İlk olarak sağlık için seviyorum. Spor yapan insanlar hep pozitif ve topluma faydalı insanlardır. Spor yaparsanız topluma zararınız olmaz. Zihniniz, beyniniz, vizyonunuzun daha iyi çalışacağını seviyorum. Bu yüzden sporu, yapanı, yaptıranı, değer vereni daha çok seviyorum.

Menemen Belediyespor’un sürecini anlatır mısınız?

Menemen Belediyespor'a gelirsek 88-89 sezonunda bugün 1.Lig seviyesi olan ligde bu takım oynuyordu. O zamanlar 1. ve 2. Lig vardı. Menemen Belediyespor 2.Lig'de oynuyordu. Ben de o takımda genel kaptanlık ve yöneticilik yapmış biri olarak o günden bugüne sporun ve futbolun içindeyim. Yanlışı da, doğruyu da yaptık ama yanlışlarımızı öğrenip doğru yöne doğru adım atmaya çalıştık. Uzun zamandır, 30 yıldır spor içerisinde yöneticilik yaptım. Menemen Belediyespor 1999 yılında amatör kümeye düşüp kapanır hale gelmişti. Hatta 1993'te kulüp kapanmış, Yeni Menemen Belediyespor olarak kurulmuştu. 1999 yılında yine kapanmak üzereyken biz el attık. Amatör kümeden profesyonal lige çıkma mücadelesi verdik. Eskiden amatör kümeden, profesyonel liglere çıkmak çok daha zordu. Çok daha güçlü takımlarla, en az 5 final maçı yapıyordunuz. En az beş final maçının bazen beşi, bazen de dördü İstanbul kulüpleriyleydi. İstanbul kulüpleri de Anadolu ve İzmir kulüplerinden bütçe olarak çok daha güçlü olduğu için bu takımlardan profesyonel liglere çıkanlar oluyordu. Biz çıktığımız zaman beş finalden dördünü İstanbul takımlarına, biri de Milas/Ören takımına karşı oynadık. Hem İstanbul takımlarını hem de Milas/Ören takımını yenerek 3.Lig'e çıktık. 3.Lig'e adım atmadan önce bütün branşlarda 180 altyapı öğrencimiz vardı. 3.Lig'e çıktığımız an birden bire 1000'e yakın çocuğumuz alt-yapılarda yer almaya başladı. Üç yıl önce 2.Lig'e adım attık. Şimdi de 3000'e yakın bir çocuğumuz var alt yapılarda. Bu yıl da inşallah 1.Lig'e çıkarsak bu sayının 5000'e çıkacağını düşünüyorum. Neden futbola bu kadar önem veriyorsunuz diye soracak olursanız; futbolu iş adamları sadece yarışmacı bir takım olarak görüyorlar. Vatandaşlarımız da öyle... 90 dakika gidiyorsun, top koşturuyorsun, bağırıyorsun, çağırıyorsunuz olarak görülüyor. Halbuki bir üst liglerdeki takımlar olarak 5000 tane çocuğumuza sahip çıkıyorsak altyapılarda, bu 5000 aileye hizmet ediyoruz demektir. Bu iyi insanlar çıkacak, hatta iyi sporcular çıkacak anlamına gelir. Belki Rüştü Reçber, Şifo Mehmet çıkacak. Ailesine, toplumuna iyi insan yetiştirmenin keyfini yaşayacağımız için bu kadar spora önem veriyorum. Bilinç altımda sadece spora değil topluma iyi hizmet etme anlayışı yatıyor diye düşünüyorum. Herhalde bundan yapıyorum diye düşünüyorum. Menemen Belediyespor kendi ayakları üzerinde durmak zorunda. Bazen kulüplerde birgün geliyor zengin adam çıkıyor iki sene götürüyor veya bir belediye başkanı bir dönem götürüyor, kulüp çöküyor. Ama Menemen Belediyespor; belediyeye veya zengin iş adamına ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durmaya doğru hızla ilerliyor.

Kulübün gidişatı ne durumda, süreç ne aşamada?

Süreç bana göre yüzde 70 aşamasına geldi. Hala halledilmesi gereken işler var. Onu da önümüzdeki 1-2 yıl içinde halletmeyi düşünüyorum. %100’e çıkıp belediye olmadan da Menemen Belediyespor kendi ayakları üzerinde duracak hale geleceğini düşünüyorum.

Kulübün kurumsallaşma ve tesisleşme seviyesi şu an ne durumda?

Şimdi burada bir tesisim var ama esas altyapıdaki çocuklarımız yatıp kalkacağı, dersini çalışacağı, kütüphanesinde kitabını okuyacağı en az 70-80 kişilik bir altyapı tesisi planlıyoruz. Yine A takım için 30 odalı tek kişi kalınacak bir tesis yapmak istiyoruz. Otobüsümüz ve idman sahalarımız var. Hiçbir kulüpte kolay kolay 5 idman sahası yoktur. Bizde var. Bir futbol sahası daha yapmayı planlıyoruz. En azından iki tane çim saha olmalı. Çime bakmak çocuğa bakmak gibi. Hatta çocuğa daha kolay bakarsınız. Bu aşamalar herhalde 1-2 yıl alacak diye düşünüyorum.

Sizin hedeflerine göre Menemen Belediyespor'un nerede olması gerekiyor?

İlk 3. Lig'e çıktığımız zaman, yani bundan 9 sene önce bir gün Menemen Belediyespor, Fenerbahçe ile resmi maç yapacak dediğimde herkes gülmüştü. Bu yıl Fenerbahçe ile Ziraat Türkiye Kupası'nda iki maç yaptık. Bizim hedefimiz sadece Ziraat Türkiye Kupası'nda üç büyüklerle maç yapmak değil. Bizim hedefimiz 1. Lig, bu yılı çok önemsiyoruz. Kırılma yılı olarak görüyorum bu yılı. Bu yıl çıktığımız zaman gelecek yıl 1.Lig'de, “kalalım düşmeyelim değil değil acaba ilk altıya nasıl gireriz” anlayışında olacağız. Birinci hedefimiz bu. Neden Süper Lig olmasın, yapanlar sizden daha akıllı değil. Akhisar Belediyespor yaptıysa, Alanyaspor yaptıysa; Menemen Belediyespor veya bir başka ilçe neden yapamasın. İnşallah bu hayalimizi hayata geçirirsek bizim esas hedefimiz Süper Lig. Tabii bunu söylerken çok kolay olmadığını da biliyorum. Ama yapılmayacak da bir iş değil. İnşallah futbol şansı da yanımızda olur ve bunları gerçekleştirebiliriz.

Kırılma yılı dediniz, futbolda başarı da var başarısızlık da. Bu sezon çıkamadığınızı düşünürseniz neler olur?

Çıkamasak bile devam edeceğiz. Kırılma yılı dediğimiz, hissimiz. Sanki bu yıl çıkarsak, gelecek yıl da çıkacağız.

Bu sene çıkmazsanız bir vazgeçme durumu yok mu yani?

Hayır hayır yok. Sadece bu hızla bir lig daha atlarız düşüncesiyle hareket ediyoruz.

Renklerle ilgili pek çok şey yazıldı. Bu sizden veya Fenerbahçe'den mi kaynaklı?

Bu kulübün kuruluşu yılı1942. Kulübü kuran kişiler vefat etti. Mekanları cennet olsun. Kuran arkadaşların hepsi Fenerbahçeli. Hatta kuruluş sırasında iki de Fenerbahçe yönetici geliyor ve kulüp iki küçük kanarya anlayışıyla kuruluyor. Fenerbahçe'nin Ege bölgesindeki küçük kanaryası. Renkler de logo da Fenerbahçe'den alıntı. Logoya baktığınız zaman bir tek Kubilay anıtını değiştirdik o logodan.

Burası büyük bir ilçe. Fenerbahçe'ye kuruluştan gelen bu yakınlık bölgedeki Galatasaray veya Beşiktaşlı kesimlerde bir soğukluk yaratıyor mu?

Hayır, ben Galatasaraylıyım mesela. Çok fanatiklerden gıcıklık yapan oluyor ama onlara bile anlattığın zaman Menemen Belediyespor'u anlıyor. Özellikle bu yıl tüm takımların taraftarlarının dernek başkanları büyük destek verdi. “Üst kimliğimiz Menemen Belediyespor” diyorlar rengine falan bakmadan. Bahsettiğiniz bakış açısı çok az kaldı.

Türkiye'de Altınordu, Akhisar Belediyespor, Başakşehir ve Gençlerbirliği gibi örnekler var... Nasıl bir kulüp modelini hedefliyorsunuz?

Net olarak, Gençlerbirliği modelini örnek alıyoruz. Fotokopi gibi... Rahmetli İlhan Cavcav abimizi kaybettik, toprağı bol olsun. Kafamdaki model Gençlerbirliği. Rahmetli İlhan Başkanı da örnek aldım hep. Altınordu'dan da örnek alıyoruz belki ama Gençlerbirliği modeli birinci sırada diyebilirim. Bir de dışarıda baktığımız zaman da Hollanda modeli. Gittim Hollanda altyapılarını da inceledim bir hafta, hayalim o.

“A takımı şu noktaya getirelim sonra yapılanmayı gerçekleştirelim” mi diyorsunuz yoksa A takımla yapılanmayı birlikte ilerletmeyi mi hedefliyorsunuz?

A takımı bir 1. Lig'e atalım sonra altyapılara ve tesislere önem verelim diye düşünüyorum. A takım öncü olsun istiyorum.

Ziraat Türkiye Kupası süreci takımı nasıl etkiledi size göre, olumlu veya olumsuz?

Son Gençlerbirliği maçı olumsuz etkilemiş gibi duruyor. Süper Lig ekibini yenince biraz rehavet ve yorgunluk oldu. Tokatspor maçını biraz ondan kaybettik. İlk yarıdaki performans saha zemini ve buna bağlıydı bence. Ama bu puan kayıpları öyle veya böyle olacaktı. Olmasaydı iyiydi. Niğde Belediyespor maçı ise talihsizlikti. Her şeyi yaptı çocuklar. Daha maçın başında 1-0 geriye düşüp rakibin 10 kişi kalıp kapanmasıyla takım çok pozisyona girse de talihsizlik oldu. En az 10 pozisyon oldu. Bu varsa arzu ve istek var demektir.

Sezon başındaki hamleleriniz hocasından futbolcularına farklı bir tercihti. Marka ve popülarite anlamında… Neden böyle bir tercihte bulundunuz? Bazen bu ters tepebiliyor, tedirgin oldunuz mu?

Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerekirse Gökhan Ünal, Türk futboluna uzun yıllar hizmet etmiş Fenerbahçe, Trabzonspor ve Kayserispor'da oynamış bir arkadaşımız. Çok gol atmış. Sizde de yapacak diye alıyorsunuz bu golcüyü. Erman Kılıç, Ertuğrul Arslan, İbrahim Dağaşan da öyle... Performans olarak sadece Gökhan'da yanıldık ama o da performansını arttırıp sezon sonuna kadar bu takıma iyi katkı verecektir. Şu ana kadar performans alamamamız, bundan sonra almayacağımız anlamına gelmiyor. Gökhan da 3-5 maç sonra bize, takımı şampiyon yapacak şekilde performans ve katkı verecektik. İbrahim'in performansı yüksek ama şimdi ameliyat oldu. İnşallah ligin son 5-6 maçına yetişecek. Ertuğrul yaşındaki bir futbolcudan alabileceğimiz en iyi performansı aldık. Erman'dan ilk haftalardaki sakatlığından sonra bu haftaya kadar en yüksek verimini veriyor. Ben bu kadar da beklemiyordum. Daha da katkı koyacaktır. Sonuç olarak bu tip oyuncular hem abilik yapıyor, hem de karşı rakiplere gözdağı veriyor. İster istemez bir tedirginlik yaşıyor rakip. Bu dört oyuncunun burada olması Menemen Belediyespor'un hedeflerinin ne olduğunu gösteriyor. Karşı rakip şampiyonluğu isteyen bir takımla oynuyorum diyor bizi karşısında görünce.

Sezon başında yaptığınız transferlerin bir başka yönü de vardı. Mert Hakan Yandaş geçen sene alt ligleri kasıp kavuran isimlerden biriydi. Herkes en kötü 1. Lig’e gitmesini bekliyordu ondan. Kamuoyu için şaşırtıcı oldu buraya gelişi, nasıl oldu süreci?

Ona eğer 1. Lig'e giderse gelişiminin duracağını anlattım. Menajerine de kendisine de söyledim bunu. Bir yıl daha bu seviyede oynaması gerektiğini söyledim. Böyle ikna ettim, doğru olduğunu da düşünüyorum. Bu sene de iyi katkı veriyor. Seneye biz 1. Lig'e çıkarsak direkt oynayacak demektir. Aksi bir durum olursa onun da önünü açmak gerek. Talepleri değerlendiririz. Oyuncu gitmek istiyorsa önünü kapatacak bir yönetim anlayışımız yok. Nasıl Çağlar ve Harun'a yardımcı olduysak... Sadece Mert Hakan değil herkes için geçerli. Biz bu sene hem kendimizi, hem de Mert Hakan'ı düşündük. Onun bizi 1. Lig'e taşıyabileceğine inandık. Devre arasında da 1. Lig ekiplerinden isteyen oldu ama arada olmazdı. “Sezon sonunda gelin konuşuruz” dedik. Daha onun gibi oyuncularımız var 1. Lig'den teklif alan; Veli ve Yasin gibi. Bana göre bunlar hep o ligin seviyesinde oyuncular. Biz eğer 1. Lig'e çıkarsak bu oyuncuların tamamıyla devam edebiliriz. Belki 4-5 transferle devam ederiz. Yabancı hakkım da olacak. Siyahi oyuncularla takviye yapabiliriz.

Siz de bahsettiniz, Çağlar Söyüncü yaptığı çıkışla Bundesliga'ya gitti. Sizin de kariyerinde büyük katkınız var. Neler söyleyeceksiniz onun için?

Çağlar Menemen'den doğdu, büyüdü. Bu kulübün altyapısında oynadı. Seyit Mehmet Özkan Bucaspor'un başındayken istemişti ama ben talebini geri çevirmiştim. Ancak Çağlar'ın ağabeyi talihsiz bir hadiseyle karşılaşınca, adres değiştirmek zorunda kaldılar. O zaman hiçbir şey beklemeden Çağlar'ı Bucaspor'a kendi ellerimle verdim. O adres değişikliği yaşanmasa Çağlar yok olup gidecekti. O adres değişikliği sonrası Bucaspor, Altınordu ve Freiburg... Freiburg da doğru yerdi onun için. Eğer bir İstanbul takımına gitseydi oralarda kaybolurdu. Orada Alman disipliniyle çalışıyor. Çağlar da zaten çok efendi, saygılı bir çocuğumuzdur. Nerede, ne zaman görse elimizi öper. Başarılı oynuyor maşallah. Allah onu da mahcup etmesin. Altyapılarımızda daha böyle çocuklar var. Son günlerde 6-7 tane oyuncuyu A takım idmanlarına çıkardık. Bursaspor kalecisi Harun Tekin de mesela bizden gitti. O zaman amatördeydik, baktık çocuk futbolcu olacak tek kuruş istemeden vermiştik. Kendini geliştirdi Bursaspor ve A Milli Takımı'nda forma giyiyor. En son İnegöl'e gittiğimizde aradık kendisini Trabzonspor maçına rağmen soyunma odamıza kadar geldi.

Proje ve kulüp anlamında iddialısınız. Peki, ilçe kamuoyunu sizinle aynı doğrultuda görüyor musunuz?

İlçe kamuoyu da taraftar da hazır. Özellikle son bir ayda daha çok görüyorum. Ama tabii ben Süper Lig diyorum kimse inanmıyor ona. Ama eğer bir gün olursa, ''Nasıl oldu bu iş'' diyecekler.

Sonuna kadar bu takım bırakmayacak ama ligde bir takım zirvede olacak. Belki Play-off şansınız olacak. Hayal kırıklığında ilçede o heyecanı seneye tekrar yaratabilecek misiniz?

Hayal kırıklığı olmaması lazım. Bir yarışmadır bu. Birinci çıkıyor, iki gruptan bir takım daha çıkıyor. Baktığınız zaman 36 takımdan 3'ü çıkacak. Keşke 6 takım çıksa. Sonuçta bir yarışma var. Hayal kırıklığını yaşamamak için bunu unutmamak lazım. Biz 3. Lig'den, 2. Lig'e çıkarken yarı finalde Tuzlaspor'u penaltılarda yenmiştik. Tuzla yönetiminde bir arkadaşımız kendini yerden yere attı ağlayarak, ''Gitti bütün sezon'' diye. Çok samimi bir şekilde, ''Kardeşim bu kadar üzüleceğini bilseydim, vallahi billahi sizin geçmenizi isterdim'' dedim. Geçen Tuzla'ya gittiğimde yöneticiler o lafı unutmamış bana hatırlattılar. Sonuçta kazanan birinci olacak, Play-off’larda da bir tane takım kazanacak.

Son olarak İzmir futbolunda Altınordu bir heyecan yarattı. Çok köklü camialar da var; Altay, Göztepe ve Karşıyaka gibi. Ama Süper Lig'e çıkamayan da bir İzmir futbolu var. Bu anlamda Menemen Belediyespor nereye oturur?

Sadece kulüp yöneticilere bu kabahati bulmamak lazım. Bence yerel yöneticilerde de kabahat var. İzmir'de baktığınız zaman 10'a yakın profesyonel kulüp var. Bunların üçünün, dördünün Süper Lig'de olmaması için bir neden yok. Kulüp yöneticilerin hataları oluyor ama yerel yöneticilerde de, ''Uğraşamam'' düşüncesi hakim. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde bu daha çok var. ''Parayı veriyorum, batırıyorlar'' diyorlar. Yanlış paraları veriyorsunuz. Benim mesela bir önerim var İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne; galibiyet halinde prim vereceksiniz. Veya bunun dışında tamamen Altay tesis istiyorsa tesis yapacaksınız. O kulübe vereceksiniz. 30 kişinin bir sezon da yediğini içtiğini hesaplayıp o kadar vereceksiniz. En azından kulüpleri bunlardan kurtarabilir. Bir yıl verip batınca kalan 14 yıl vermeyeceksiniz... Yanlış bu. Her yıl 1. Lig'de galibiyet primi olarak 100 bin lirayı kendi personelinizle dağıtacaksınız, madem yöneticiler “yiyor” o parayı. 2. Lig'e 75 bin lira, 3. Lige 50 bin lira verseniz bu bir yıl içinde 6-7 milyon lirayı geçmez. Alacağımız 20-25 galibiyet takımı zaten şampiyon yapıyor. Bunu önerdik biz. Galip gelirsen, başarı gelirse para ver. Bununla gerçek bir katkı koymuş olursun. 6-7 milyon lira verirsin ama Süper Lig'de üç veya dört İzmir takımı olursa şehrin esnafı o heyecanla para kazanır. Bir de Süper Lig'in bütçesi başka, 1. Lig'in bütçesi başka. 150 milyonluk Süper Lig'in sıcak parasını getirirsiniz. Aslında bir taraftan da ticari olarak görüyoruz. Altınordu güzel yönetiliyor, Göztepe de şu an öyle. Yıllarca kötü yönetilip amatör kümeye düşürüldü. Takım satın alıp güzel geldiler. Ama daha kurumsal hale getirilmeli. Karşıyaka yıllarca Yaşar Holding'den dünya kadar para alıp iyi kullanamadı. Nakit para vermeyin dediğim nokta bu. Galibiyete verin sözümü bu yüzden diyorum. Yöneticiye değil, futbolcuya kendi ellerinizle vereceksiniz. Forma için sponsorluk anlaşması yapacaksınız. Orada firmanın veya belediyenin adı yazacak ama galibiyet halinde de şu kadar öderim diyecek. Menemen Belediyespor bunların arasında şu anda ilk üçün içinde yönetimsel ve tesisleşme anlamında. 2-3 yıl içinde tesislerde Altınordu ile Menemen Belediyespor yarışır hale gelir. 

Röportaj: Sinan Tural

Fotoğraf: Erkan Kart


Kaynak: Futbol Artı
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.